Adalet duygusu insanlara verilmiş bir nimettir.
Eserler
    Avukatlık kelime olarak değişik söyleyiş biçimleri olmakla birlikte eski Romalılarda üstün, ayrıcalıklı, güzel konuşan anlamına gelen Advo-Catus kelimesinden türemiştir. Eski Roma da Advo- Catuslar, cinayet davalarında sanıkların yanında bulunan seçkin ateşli hatiplerdi. Advo -Catuslar kişi hak ve özgürlüklerinin savunulmasında ve yayılmasında etkin görev almıştır.
     Savunmalar, avrupa'da reform hareketinden sonra, temel hak ve özgürlüklerin kurumsallaşmasında önemli görev almışlar, 1789 Fransız İhtilal'inde savunma mesleğini saygın yerine ulaştırmışlardır.
     savunma mesleğinin ülkemizdeki gelişmesini iki ana başlıkta toplamak olasıdır.1)- Cumhuriyet öncesi dönem 2)-Cumhuriyet dönemi.
SAVUNMA MESLEĞİNİN ÜLKEMİZDEKİ TARİHÇESİ
TARİHTE SAVUNMA VE MESLEK KURALLARI
    Savunma mesleğinin tarihsel geçmişini ben'de, diğer meslektaşlarım gibi ve hatta her meslekte olduğu gibi merak etmişimdir. Savunma mesleğinin geçmişine ilişkin bir kısım yazı ve araştırmalar olmasına rağmen özellikle Türk Meslektaşlar tarafından mesleğin tarihsel geçmişi ile ilgili detaylı bir araştırmanın yapılmadığını  üzülerek gözledim.
    Tarihsel süreçte günümüzün Avukatlık Mesleği bir çok evrimsel süreci geçirip, bu güne ulaşıncaya kadar farklı isimlerle anılmıştır. Diğer bazı araştırmalardaki gibi, kitapta meslek belirli aşamaya ulaşıncaya kadar SAVUNMAN  olarak anılmıştır.

ŞAİR HUKUKÇULAR ANTOLOJİSİ
    ANTOLOJİ, Eski Yunanca ANTHOLOGİKHA kelimesinden gelmektedir.  Çiçek ya da çiçeklerden yapılmış, taç anlamını taşır. Kaynaklar Antolojiyi, "yazarların ya da sanatçıların kısa yapıtlarından alınmış seçilmiş parçalardan oluşan edebi derleme" olarak nitelendirmektedirler. Meleagros'un İ.Ö 1. Yüzyıl başlarında derlediği Stephanos isimli eseri, antoloji türünün ilk örneğidir. Tarihimizde, Tanzimat'dan sonra bu tanıma uyan "müntehabat", "numuneler" tanımı kullanılmış, Cumhuriyet Döneminde "örnekler", "seçmeler", "güldeste", "seçki" gibi tanımlamalar kullanılmıştır.

SAVUNMA MESLEĞİNDE GİYSİ VE YEMİN
    Yargılamada kişinin vazgeçilmeyecek haklarından olan savunma, bir meslek olarak aynı tarih diliminde Eski Roma' da ve Eski unan'da yerlerini almışlardır.İ.Ö 4-5 Y.Y'dan günümüze savunma mesleğinin kurum ve kuralları gelişerek ulaşmıştır. Savunma mesleğinin kurallarının bu derece etkin olmasının belki de asıl nedeni yargılamanın çok eski tarihlerden günümüze kutsal bir tören havasında yapılmasındandır.

TARİHİN YARGILADIĞI DAVALAR
    Yazarların kitaplarında en çok sıkıntı çektiği bölüm kitabın ismidir. Kitabınıza koyacağınız isim öyle bir anlam taşımalıdır ki, bu isim tüm kitabı kapsamalıdır. Bu kitabımız için de birçok isim düşünülmüştür. "Kahramanlarıyla Ünlü Davalar",  "Kahramanlarıyla Önemli Davalar", "Tarihe Işık Tutan Davalar", "Tarihte Savunmalarıyla Önemli Davalar" ve "Tarihin         Yargıladığı Davalar" kitap için düşünülen isimler olmuştur.
    Kitabın ismine karar verilmiş ve ismi "Tarihin Yargıladığı Davalar" olmuştur. Kitapta tarih boyunca yer alan on dört davanın ve dava konusu olayların her biri günümüzde dahi değerlendirilmekte, yargılanmaktadır. Aktarılmaya çalışılan davalar günümüzde birçok hukuk fakültesinde farklı hukuk normları açısından ele alınmaktadır. 

    Adil Giray Çelik'in yıllar süren bu titiz çalışması bir yandan bize adaletsizliğin, hukuksuzluğun acı sonuçlarını sergilerken öte yandan da bağımsız bir yargının insanın, insanlığın nasıl yıkılmaz bir güvencesi olduğu gerçeğini de vurguluyor. Adalet varsa, ancak o zaman insanlığın özlemleri ve beklentileri gerçekleşebilir.
    Adaletin olmadığı yerde; önce en doğal ve vazgeçilmez hak olan yaşama hakkı tehlikeye girer ve güvencesiz kalır. Ya adalet adına yapılan adaletsizlikler! Adil Giray Çelik; tarih boyunca adalet adına, insanın insana ya da halkların halklara yaptıklarının derin ayak izlerinin peşinde, insanlığın yürüyüp geçtiği bir yola ışık tutuyor. Yolun başında Sokrates var. Bu yürüyüşte: Engizisyon Mahkemesi Yargılamaları, Mithat Paşa Davası, Dimitrov Davası, İstiklâl Mahkemeleri, Lotus Gemisi Davası, Nürenberg Duruşmaları, Rosenbergler, Yassıada Mahkemeleri, Deniz Gezmiş ve Arkadaşları, onyedi yaşında ölüme mahkum edilip asılan genç: Erdal Eren ve Sivas Katliamı Davası çıkıyor karşımıza! Ülkemizde bir ilk olan bu çalışma genişletilerek yeniden okuruyla buluşuyor.
SOKRATES'DEN SİVAS'A

my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website my website